Hoş Geldin İletişim

“Hem iş dünyası yöneticileri hem de halk için en öncelikli yönetim alanı iletişim”
Git gide sayısı artmaya başlayan markalara yönelik kamuoyu tepkileri, sosyal linçler dolayısıyla dijital krizler, markaların yaşam alanlarını önemli ölçüde daraltmaya başladı. Gün geçmiyor ki bir marka krizi haberi ile daha uyanmayalım.

1980’lerin ilk senelerinde başlayan dijitalleşmenin paydaşlara ve markalara yaşattığı deneyimlerin ve bilinçlenmenin en önemli çıktılarından biri “kurumsal yönetim ilkeleri ve şeffaf iletişim” oldu. 


Orta ve üst düzey yöneticilerle 2000-2016 seneleri arasında şirket başarısını, itibarını tetikleyen performans alanlarını belirlemek üzere her sene düzenli olarak araştırmalar gerçekleştirilmiştir ve 2010 senesine kadar iş dünyasının en öncelikli ilk 5 stratejik alanı,
• Müşteri memnuniyeti
• Hizmet veya ürün kalitesi
• Yönetim kalitesi
• Finansal sağlamlık
• Pazarlama ve satış stratejileri
iken, 2010 sonrası dengeler değişmeye başlamış ve 2016 senesinde;
• Kurumsal yönetim ilkelerine göre yönetilmesi
• Çalışan memnuniyeti
• Müşteri memnuniyeti
• Güvenilir şirket olma
• Hizmet veya ürün kalitesi
alanlarının ilk 5 öncelikli alana girmesiyle büyük değişim hayata geçmiştir.

Bu değişim dijitalleşmeyle birlikte markaların çok yönlü yönetim anlayışına geçme zorunluluğunun artık içselleştirilmeye başlandığının da göstergesidir.

Bir başka araştırma olan RESPECT İtibar Eğilimleri Araştırması ise 2017 ve sonrasında iş dünyası için itibar eğilimlerinin hangi yönde olacağını araştırmış ve değişimi destekleyen sonuçlar bu araştırmada da kendini göstermiştir.

2010’a kadar finans odaklı stratejiler, 2010-2016 arasında itibar odaklılığa doğru dönerken, RESPECT Araştırması sonuçlarına göre 2017 ve sonrası için önceliklere yeni bir konu daha eklenmiştir;
“İLETİŞİM VE ŞEFFAFLIK”

2016 senesinin son çeyreğinde RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi ve ZENNA tarafından gerçekleştirilen bu araştırma, 40’a yakın sektörde 541 yönetici ile görüşülerek gerçekleştirilmiş.

RESPECT İtibar Eğilimleri Araştırması sonuçları göstermektedir ki önümüzdeki dönemde;
• Çalışanlar ile ilgili konular
• İletişim ve iletişimde şeffaflık
• Kurumsal Sorumlulukta tutarlılık
çok ciddi önem kazanacak. 17 senelik değişime bu sene ilk kez girerek yeni yansıyan tek konu “ŞEFFAF İLETİŞİM”. Belki de en enteresan ve dikkat edilmesi gereken sonuçta bu. Hala şirketlerin diğer departmanlarına destek birim gibi görünen, basın bülteni hazırlamaktan, CEO’nun konuşma metinlerini düzeltmekten, etkinlik organizasyonundan başka işi yokmuş gibi konumlandırılan “iletişim” departmanlarının önümüzdeki dönemde çok ciddi stratejik önem kazanacağını bangır bangır söylemekte araştırma sonuçları. Hem de 541 yönetici tarafından ortak dilde belirtilerek.

 

Yine son dönemlerde çok karşılaştığımız, ciddi bir kriz yaşayan ve dahası bu krizi dijital dünyada yaşayan şirketlerin kamuoyu açıklamalarına bakalım mesela. İletişimden bir gram anlamayan hukukçuların diliyle ve üst perdeden yapılan kamuoyu açıklamalarıyla doldu her yer. Krizler iletişimin gücü olmadan çözülemeyecek kadar hassas konulardır ve dijital dünya şeffaf, samimi iletişim beklentisindedir. Eğer bir şirket kriz yaşadıysa ilk yapacağı aksiyonlardan biri samimi olmasıdır ve kendini doğru, sade bir şekilde ifade edebilmesidir. Hem hukuk, hem samimiyet hem de doğru ve sade ifade edebilmek. Çok zor değişkenler. İşte tam da bu noktada bu işi çok kolay yönetebilen, anlama ve anlatım ustası iletişimcilerin önemi devreye girmektedir.

İletişim sadece krizlerde değil, şirketin her fonksiyonu, her hareketi, her paydaşı için her zaman her yerde ihtiyaç duyduğu en önemli konuların da başındadır. Bu nedenle artık şirketlerin, “iletişimi” ve dolayısıyla “iletişimcilerini” en az şirketin kriz yönetimi, pazarlama, satış ekipleri kadar stratejik konumlandırmaları gerekmektedir.

İş dünyası nezdinde bu kadar önemli gelişmeler olmaktayken ve “iletişim” belki de altın çağını yaşama dönemine girecekken, halk “iletişimi nasıl algılıyor”u göz ardı etmemek lazım. İşte bu aşamada halkın bu konuda ne düşündüğüne bakıldığında, ZENNA tarafından Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirilen araştırma sonuçları bize yanıtı veriyor.

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye Halk geneli için, bir markada en önemli birim “iletişim” olarak ifade edilmektedir ve iletişimi reklamdan farklı konumlandırmaktadırlar. İletişimin destekleyici yapısının farkında olan halk için iletişimin en büyük değeri kendileri ile konuşulan anlaşılabilir, aynı tonda, ortak dil olmasıdır. Bu nedenle şirketler iletişim departmanlarını her şeyden önce “dil”lerinin doğuş ve yaşama noktası olarak da görmeye başlamalıdırlar. Bir dilin bir medeniyet yaratabildiği düşünüldüğünde aslında halkın ne kadar önemli bir mesaj verdiği çok net görülmektedir.

Özetle, son 30 senenin tüm verileri, davranışlar, deneyimler, krizler ve sonrasında yaşananlar göstermektedir ki 2017 ve önümüzdeki birkaç sene, “iletişim” ve “iletişimcilerini” doğru konumlandıran şirketler için, oldukça büyük başarıların ve her şeyden önemlisi itibarlarını koruyup, güçlendirebilmelerinin stratejik noktası olacak.
İletişim Araştırması”, Türkiye dijital halk geneli nezdinde iletişim ve iletişimin markalara etkisini anlamak amacıyla 9-14 Mayıs 2017 tarihleri arasında 1.228 kişi ile görüşmüştür.

 

RESPECT İtibar Eğilimleri Araştırması’ndan Detay Birkaç Sonuç
Daha fazla detay incelemek isterseniz www.zennadanismanlik.com adresinden rapora ulaşabilirsiniz.

 

 

Nuran Aksu
ZENNA Kurumsal Marka Yönetim Araştırmaları ve Danışmanlığı

Etiketler: Branding, itibar yönetimi, İtibar Yönetimi Araştırması, iletişim;